Pentagon’un üretim planlarının önündeki en önemli engellerden biri Kongre’deki bütçe anlaşmazlığı. Trump yönetimi savunma harcamalarında tarihi büyüklükte artışlar talep ederken, Demokratlar İran savaşının finansmanı için yeni kaynak ayrılmasına karşı çıkıyor.
Temmuz ayında Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri, İran savaşının finansmanı ve diğer harcama kalemlerini içeren yaklaşık 95 milyar dolarlık bir plan üzerinde çalıştı. Ancak plan, Cumhuriyetçi Parti içerisindeki mali muhafazakârların itirazları ve Senato’daki belirsizlik nedeniyle ciddi engellerle karşılaştı.
Pentagon ise bütçe açığının baskısını azaltmak amacıyla mevcut kaynakların yeniden dağıtılmasına başvuruyor. Washington Post’un haberine göre Savunma Bakanlığı, eğitim ve silah alımı için ayrılmış yaklaşık 4,3 milyar doların daha acil operasyonel ihtiyaçlara aktarılması için Kongre’den izin istedi. Kongre’nin bu talebe henüz onay vermediği bildirildi.
Bu durum Pentagon’u önemli bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor: Bir yandan savaş nedeniyle hızla tüketilen mühimmatların yerine konması gerekiyor, diğer yandan yeni üretim hatlarının kurulması ve kapasitenin artırılması için önceden ciddi miktarda yatırım yapılması gerekiyor.
Şu bir gerçek ki, Pentagon’un yeni planı ABD’nin savunma sanayisinin üretim kapasitesini savaş temposuna uyarlama çabasının en somut adımlarından biri. Ancak pek çok uzmana göre yalnızca şirketlere daha hızlı üretim talimatı verilmesi, kısa vadede mühimmat sorununu çözmeye yetmeyebilir.
Üretim hatlarının genişletilmesi, yeni tesislerin kurulması, nitelikli iş gücünün bulunması ve kritik ham maddelerin temin edilmesi aylar hatta yıllar sürebilir. Pentagon’un daha önce de milyarlarca dolarlık yatırımlarla üretim kapasitesini artırmaya çalıştığı, ancak gelişmiş füze sistemlerinde üretim sürelerinin hâlâ uzun olduğu biliniyor.
Bu nedenle Feinberg’in 21 günlük süreyle şirketlerden istediği planlar, kısa vadede yeni mühimmat üretmekten çok ABD’nin üretim kapasitesini ne kadar hızlı genişletebileceğine ilişkin yol haritası niteliği taşıyor. Trump ise mühimmat stoklarına ilişkin endişeleri kamuoyunda reddederek ABD’nin ‘çok büyük miktarda’ mühimmata sahip olduğunu ve ihtiyaç duyuldukça yeni mühimmatın üretildiğini savunmaya devam ediyor.
ABD Savunma Bakanlığı, İran ile yaşanan askerî gerilimin ardından azalan kritik füze stoklarını takviye etmek ve savunma şirketlerinin geleneksel hantal üretim süreçlerini değiştirmek amacıyla sektöre 21 gün içinde daha hırslı ve hızlı bir teslimat haritası hazırlama talimatı verdi.
Hürriyet gazetesinden İsmail Sarı’nın derlemesine göre ABD’nin başkenti Washington, Amerikan ordusunun stratejik mühimmat stoklarındaki hızlı erime ve savunma sanayisinin mevcut kapasitesi üzerine kilitlenen sert tartışmalarla çalkalanıyor.
Pentagon, uzun yıllara yayılan klasik tedarik süreçlerinin savaş şartlarındaki tüketim hızına yetişemediğini değerlendirerek, önde gelen savunma şirketlerinin üretim planlarını kökten revize etmesini talep eden beklenmedik bir adım attı.
Savunma Bakanlığı bünyesinden sızan ve kamuoyuna resmen açıklanmamış bir kurum içi yazışmaya göre, Savunma Bakan Yardımcısı Steve Feinberg sektör temsilcilerine sert bir uyarıda bulundu.
Hava savunma sistemleri ile kritik füze hatlarının derhal genişletilmesi gerektiğini belirten Feinberg, şirketlerden çok daha agresif, hızlandırılmış ve hırslı bir tedarik programı istedi. Yıllara yayılan geliştirme ve üretim süreçlerinin mevcut güvenlik koşullarında kabul edilemez olduğuna işaret eden bakanlık, üreticilere yeni yol haritalarını sunmaları için en fazla 21 gün süre tanıdı.
Pentagon’u bu denli acil kararlar almaya zorlayan temel unsur, İran ile girilen askerî angajman sırasında kullanılan muazzam miktardaki güdümlü mühimmat oldu. Yayımlanan raporlar; ABD kuvvetlerinin operasyonların henüz ilk ayında 850’nin üzerinde Tomahawk seyir füzesinin yanı sıra 1000’den fazla Patriot ve THAAD önleyici füzesini ateşlediğini gösteriyor.
Ayrıca sahadaki ilk haftalarda 1300’ü aşkın taktik balistik füze harcandı. Çatışmanın sadece ilk 48 saatindeki mühimmat maliyetinin 5,6 milyar doları bulması, lojistik imkânların sınırlarını zorladı.
Düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) verilerine göre, kriz öncesinde yaklaşık 2200 adet olan Patriot önleyici füze sayısı 827’nin altına çekildi. Benzer şekilde 452 adetlik THAAD envanterinin de 278 sınırına gerilediği hesaplanıyor. Bu hızlı erime, uzmanlar nezdinde ABD ordusunun ilerleyen süreçte Çin ya da Rusya gibi küresel rakipler karşısında stratejik bir caydırıcılık zafiyeti yaşayabileceği kaygılarını tırmandırıyor.
Envanteri takviye etme ihtiyacı, Beyaz Saray ile Pentagon arasındaki yaklaşım farklarını ve Kongre’deki bütçe tıkanıklığını da gün yüzüne çıkardı. Savunma Bakanı Pete Hegseth mühimmat durumunun sağlam olduğunu vurgulasa da bakanlık içi kapalı oturumlarda ciddi stok endişeleri dile getiriliyor.
Hükümet, oluşan mali açığı kapatmak ve üreticileri desteklemek adına Kongre’den ek bütçe talebinde bulunurken; Temsilciler Meclisi’ndeki bütçe muhafazakârlarının ve Senato’daki muhalefetin itirazları sürecin uzamasına neden oluyor. Pentagon, acil operasyonel açıklarını kapatabilmek için bütçedeki diğer kalemlerden 4,3 milyar dolarlık kaynağı kaydırmak üzere yetki bekliyor.
Temmuz’da Beyaz Saray’ın, Pentagon’a 67 milyar dolarlık ek kaynak talebi kamuoyuna yansımıştı. Savunma Bakanlığı’nın hesaplarına göre ise savaşın maliyeti 37,5 milyar dolara yakın. Üstelik bu rakam, hasar gören Amerikan üslerinin yeniden inşa edilmesi gibi bazı maliyetleri kapsamıyor.
Lockheed Martin, Northrop Grumman, Boeing gibi geleneksel üreticilerin yanında Anduril ve Palantir gibi yeni nesil teknoloji firmaları da sürece dâhil ediliyor. Elde edilen bilgilere göre şirket yöneticilerine, Kongre üzerindeki siyasi baskıyı sıkılaştırmaları söyleniyor.
Lockheed Martin ile PAC-3 füze imalatını 2030’a kadar üç katına çıkarmayı hedefleyen devasa sözleşmeler tasarlansa da uzmanlar önemli bir noktaya dikkat çekiyor: Yapılan ön protokoller ve çerçeve anlaşmaları, Kongre tarafından kesin finansman onayı verilmediği sürece bağlayıcı fabrikasyon taahhütlerine dönüşemiyor.
Sonuç olarak, şirketlere verilen 21 günlük ültimatom kısa vadeli mühimmat üretiminden ziyade, Amerikan sanayisinin kriz anında kapasitesini ne kadar hızlı katlayabileceğinin sınırlarını ölçmeyi amaçlıyor. Anduril, Castelion, CoAspire, Leidos ve Zone gibi benzer diğer şirketlerle yapılan anlaşmalarda da benzer durum söz konusu.
Pentagon’un savunma üretimine yönelik projeleri, Kongre nezdinde yaşanan bütçe krizleri nedeniyle duraksama yaşıyor. Beyaz Saray yönetimi askeri harcamalarda rekor seviyede artış talep ederken, muhalefet kanadı İran’daki askeri operasyonların finansmanı amacıyla yeni bütçe ayrılmasına sıcak bakmıyor.
Temsilciler Meclisi’ndeki iktidar kanadı, askeri harcamaları da kapsayan yaklaşık 95 milyar dolarlık bir finansman paketi üzerinde yoğunlaşsa da bu girişim, Parti içi mali muhafazakâr kanadın tepkisi ve Senato tarafındaki belirsizlikler sebebiyle askıda kaldı.
Bütçe sıkıntısını aşmaya çalışan ABD Savunma Bakanlığı, mevcut fonların kullanım alanını değiştirmeyi hedefliyor. Eğitim programları ile silah tedariki için tahsis edilen yaklaşık 4,3 milyar doların öncelikli operasyonel ihtiyaçlara kaydırılması maksadıyla Kongre’den onay istendi. Ancak söz konusu transfer talebi henüz resmi onay almadı.
Atılan adımlar, ABD savunma sanayisinin üretim temposunu savaş şartlarına uyarlama gayretini gösteriyor. Buna karşın uzmanlar, savunma şirketlerine sipariş hızlandırma talimatı verilmesinin kısa vadede stok sorununu tek başına çözmeyeceği görüşünde birleşiyor.
Yeni fabrikaların inşası, üretim bantlarının genişletilmesi, kalifiye personelin temini ve kritik ham madde tedariki aylar hatta yıllar alabiliyor. Bakanlığın daha önce gerçekleştirdiği milyarlarca dolarlık yatırımlara rağmen, özellikle gelişmiş füze sistemlerinin imalat süreçlerinin hâlâ uzun zaman aldığı belirtiliyor.
Bu çerçevede yetkililerin firmalardan talep ettiği 21 günlük eylem planları, anında mühimmat tedarik etmekten ziyade, ABD’nin sanayi kapasitesini ne kadar sürede genişletebileceğini gösteren bir yol haritası anlamı taşıyor. Siyasiler ise stok yetersizliği kaygılarını reddederek ellerinde yeterli miktarda mühimmat bulunduğunu ve ihtiyaçlar doğrultusunda imalatın sürdüğünü ifade ediyor.
The post ABD’nin silahları bitiyor: Pentagon’dan savunma devlerine 21 gün süre first appeared on Kilis Egitim.